BİRİCİK MİYİZ?

Rojin Kara

Günümüzde her bilgiye kolayca ulaşabilmek ve bilgi kaynaklarının sınırsız olması yanlış, eksik bilgilerin de sayısını arttırıyor. Hepimiz psikoloji, bilim, yazılım biliyoruz. Ancak, bilgiyi öğrendiğimiz kaynakları yorumlama biçimimiz hakkında bir an olsun kuşku duymuyor, mutlak doğru olarak etiketliyoruz. İşte, her istediğimiz bilgiye kolayca ulaşmamızı sağlayan bilişim ağlarını sorunlu alanıda burasıdır.

Özelikle sosyal medyada çok fazla ‘kendini gerçekleştirmiş’ insana ve onların psikolojiye, sosyal ilişkilere dair beylik, sarsılması imkansız, kuşkuya yer olmayan tavsiyelerine maruz kalıyoruz. Hepimizin biricik ve özdeğerimizin çok önemli olduğunu kendi alanımızı yaratmamız gerektiğini, o alana kimseyi yaklaştırmamız gerektiğini anlatan binlerce video dolaşıyor sanal alemde. Bu yoğun enformasyon bombardımanı altında düzeyli bir arkadaşlık, romantik ilişki için çabalama, bu gibi değerler için fedakarlık yapmanın, sevdiklerimiz ile bir arada olmaya ihtiyaç duymanın önemini unutuyoruz. Bütün sosoyal medya alanlarını dolduran ve “birickliğimizi” her fırsatta anımsatan “uzman” sunumları ile, bize her ilişki için bir taktik, bir yol haritası çizilip aynı cümlelerle anlatılıyor, sunuluyor.

 Bu “usta işi” taktikler her sosyal durumun doğru ya da yanlışı olduğu hükmünü kesin olarak bildiriyor ve bunların çok net çizgilerle ayrıldığını ısrarla vurguluyorlar. Bu sunumlarda her şeyin rengi beli, her şey çok net ve hiç bir gri alan yok. Bu nedenle hiçbir aksi durumun affı yok. Çünkü, af edici ve esnek davranırsak ‘özdeğerimiz’ sarsılacak. Buna inandırılıyoruz.

 Görülüyor ki, aslında bu ‘sarsılan özdeğerlerimizin’ de gerçek karar vericisi genelde başka bir figür oluyor. Bize hiçbir şeyi kişisel almamız yaklaştırmamayı söyleyen bu figürler aynı zamanda her şeyin bizimle ilgili olduğunu, her hareketin altında analiz etmeye değer bir anlam olduğunu ve bizim de sosyal dedektifler olarak bu anlamları çözüp ona göre bir tavır almamızı söylüyor.

Örnek vermek gerekirse, bir arkadaşınızın buluşma günü işi mi çıktı siz bu saygısızlığa göz yumacak insan değilsiniz, çok önemlisiniz. Sakın kendi değerinizi ayaklar altına almayın ve “o saygısız” ile hemen iletişiminizi kesin. O kadar net cümleler söyleniyor ki, onu karşı konulmaz bir gerçek, bir buyruk olarak algılıyorsunuz. Bu durumda,  hiç bir tolerans yok. İnsan olmanın getirdiği yorgunluk, sinirli, huysuz olma lüksü yok. Karşı tarafla empati kurma, onu anlamaya calışmak “biricikliğinizi” bitirir. Bunlara geçit vermemeliyiz.

Buyurgan otoritelerimize göre, o ilişki sanki birçok muadili bulunabilirmiş gibi kestirip atılması gerekiyor. Sosyal medyada “kendini gerçekleştirmiş” yargıçlar tarafından çizilen bu çizgilere haps olamak “biricik” olmak olarak empoze etirilmeye çalışılıyor.

Oskar Wild`in, Dorian Gray’in Portresi adlı romanında, bu durumu özetleyen şöyle bir cümle geçiyor: ‘’ İnsanoğlu kendini fazla ciddiye alıyor. İnsanlık tarihinde işlenen ilk günah budur. Mağara insanı gülmeyi bilseydi, tarih çok daha farklı gelişirdi.’’

 Kendimizi fazla ciddiye almak her şeyin bizle ilgili olduğuna inanmak ne kadar reel, sürdürülebilir bir durumdur? Sosoyal alan orotiteleri, hayatın keskin çizgileri olduğu fikrini kafamıza yerleştirmeye çalışırken, bizi değerli kıldıklarını sanmaktadırlar. Oysa kendimize, çevremize biraz daha gülünç olma, hata yapma alanı açıp, hayatın siyah beyaz noktaları arasındaki gri alanları da görürsek fena mı olur? Hayatın kendi normalinin berberinde getirdiği felaketleri, birbirimize tutunarak kendimizi de unutmayarak çözebiliriz. Sadece kendi biricikliğimiz değil, çevremizin de biricik olduğunu kendimize hatırlatarak her ilişki için daha fazla kredi açıp daha fazla bir arada olmak için çabalayabliriz.

Yayınlanan bilgiler bireysel değerlendirme olmaksızın hazırlanmıştır. İçeriklerin uygulanması tamamen okuyucunun kendi sorumluluğundadır. Mithras Akademi ve Bilinçaltı Postası, içeriklerin kullanımından doğabilecek doğrudan veya dolaylı sonuçlardan sorumlu tutulamaz.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top