Bilinçaltın Konuşuyor, Bedenin Dinliyor Tavşanlara Sorabilirsin

NLP ve Serhan Türköz, NLP ve Bilinçaltı uzmanı

1970’lerin sonunda Ohio’da bir laboratuvarda ilginç bir şey oldu.

Araştırmacılar, yüksek kolesterol diyetinin kalp hastalığına etkisini inceliyordu. Tavşanlar gruplara ayrılmış, hepsine aynı yiyecek veriliyordu. Koşullar aynıydı. Ama sonuçlar değildi.

Bir grup tavşan, beklenenden çok daha sağlıklıydı.

Neden?

Araştırmacılar önce bir hata aradılar ve deneyi tekrarladılar. Bu kez her şeye dikkat ederek. Fark ettiler ki sağlıklı kalan gruptaki tavşanların bakıcısı, her gün kafesleri temizlerken onları kucağına alıyordu. Onlarla konuşuyordu. Okşuyordu. Sevildiğini hissettiriyordu. Tek fark buydu. Aynı zehir, aynı kafes — ama farklı bir his.

Ve o his, biyolojiyi değiştirmişti.

Ya viz insanlar… Kaç kişi var hayatımızda, dışarıdan “her şeye sahip” görünüyor ama içten içe çürüyor? Kaç kişi yeterince uyuyor, doğru beslenmeye çalışıyor, spor yapıyor — ama yine de bir türlü iyi hissetmiyor? Belki sorun diyette değil. Belki sorun kafeste değil içeride söylenen şeylerdedir.

Bilinçaltı, kelime anlamıyla düşünmez. Mantık yürütmez. “Bu doğru mu, yanlış mı?” diye sorgulamaz. Bilinçaltı sadece hisseder. Ve hissettiğini gerçekmiş gibi kabul eder.

Yıllardır kendine “yetersizim” diyorsan bilinçaltın bunu bir gerçek olarak işler.Yıllardır “sevilmeye layık değilim” hissini taşıyorsan bedenin o his üzerine inşa edilir.

Tavşanlar bunu bilmiyordu. Ama bedenleri biliyordu. Sen de biliyorsun aslında. Sadece fark etmiyorsun

Kendini sevmek, motivasyon konuşmalarındaki o hafif, süslü söz değildir.

Kendini sevmek biyolojiktir.

Stres hormonlarını etkiler. Bağışıklık sistemini etkiler. Ağrı eşiğini, uyku kaliteni hatta yaraların iyileşme hızını etkiler.

Bilim bunu defalarca gösterdi. Tavşanlar da gösterdi. Ama biz hâlâ “kendini sevmek” deyince biraz utanıyoruz. Bencillik gibi geliyor. Lüks gibi geliyor. Oysa tam tersi.

Aslında kendine değer vermemek bedelini bedenine ödettiğin bir seçim.

O tavşanlara kimse “iyileş” demedi. Kimse onlara bir şey öğretmedi. Sadece biri onları severek tuttu elinde. Ve bu yetti.

Seni kim tutuyor?

Ve daha önemlisi sen  kendini nasıl tutuyorsun?

Bu platformda yer alan tüm yazılar, analizler ve uygulama örnekleri yalnızca genel bilgilendirme ve düşünsel inceleme amacı taşır. İçerikler tıbbi, psikolojik, psikiyatrik veya terapötik teşhis ve tedavi yerine geçmez. Mithras Akademi Bilinçaltı Postası, içeriklerin kullanımından doğabilecek doğrudan veya dolaylı sonuçlardan sorumlu tutulamaz.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top