GERÇEĞİN MASASI: Kontrol Ettikçe Kaybediyorsun

Hida Bakşi

Bu sefer dürüst olalım:
Sen güçlü değilsin.
Sen… kontrolcüsün.

Her şeyi düşünüyorsun.
Her ihtimali hesaplıyorsun.
İnsanları okumaya çalışıyorsun.
Ne olur, ne olmaz diye hep bir adım öndesin.

Ve buna “bilinçli olmak” diyorsun.

Ama aslında yaptığın şey şu:
Kaybetmemek için hayatı sıkıyorsun.

Kontrol etmek sana güven veriyor.
Ama fark etmediğin bir şey var:
Kontrol arttıkça, hayat azalır.

Çünkü kontrol;
akışa değil, korkuya dayanır.

Seviyorsun… ama temkinli.
Güveniyorsun… ama tamamen değil.
Adım atıyorsun… ama hep geri çekilmeye hazır.

Sonra diyorsun ki:
“Neden hiçbir şey tam olmuyor?”

Çünkü sen hiçbir şeye tam izin vermiyorsun.

Gerçeğin Masası’nda şunu net koyuyoruz:
Kontrol, kaybetmeyi engellemez.
Sadece yaşamayı erteler.

İnsanlar seni bırakmasın diye kendini ayarlıyorsun.
Hayat da seni sarsmasın diye duvar örüyorsun.

Ama şunu görmen lazım:
Duvarlar sadece dışarıyı değil, içeriği de kilitler.

Ne kadar kontrollüysen,
o kadar eksik hissedersin.

Çünkü insan,
her şeyi tuttuğu yerde değil,
bırakabildiği yerde genişler.

Ve en acı gerçek şu:
Senin “kontrol” dediğin şey,
çoğu zaman geçmişte kaybettiğin bir şeyin korkusudur.

Bu yüzden bugün soru basit:
“Gerçekten güçlü müsün…
yoksa sadece kontrolü kaybetmekten mi korkuyorsun?”

Eğer her şeyi kontrol etmeyi bıraksan,
ne olurdu?

İşte cevaptan kaçıyorsan,
mesele tam olarak orası.

Bu platformda yer alan tüm yazılar, analizler ve uygulama örnekleri yalnızca genel bilgilendirme ve düşünsel inceleme amacı taşır. İçerikler tıbbi, psikolojik, psikiyatrik veya terapötik teşhis ve tedavi yerine geçmez. Mithras Akademi Bilinçaltı Postası, içeriklerin kullanımından doğabilecek doğrudan veya dolaylı sonuçlardan sorumlu tutulamaz.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top