Aysel Unat

Kontrol Etmeyi Bıraktığında Başlayan Hayat

Aysel Unat, Yaşam Koçu

Çoğu insan hayatı bir direksiyon sanır. Çünkü kendisini o direksiyonu asla bırakmaması gereken bir şoför gibi görür. Bu yüzden her şeyin kendi planlarına göre gitmesini ister. Ayrıca tüm ilişkilerin kendi istediği gibi ilerlemesini bekler. Hatta her emeğin tam zamanında karşılık vermesini arzular. Ancak işler sarpa sardığında vitesi daha da zorlar. Böylece gaza daha çok basar. Oysa hayat çok farklı bir düzene sahiptir. Çünkü siz direksiyonu sıkıca tuttukça hayat kendisini geriye çeker.

direksiyonda kim var

Teslimiyetin ve Olgunlaşmanın Gücü

Aslında son zamanlarda çok büyük bir hakikat öğrendim. Çünkü direksiyonu tutmak gerçek bir güç değildir. Aksine asıl cesaret o direksiyonu gerektiğinde serbest bırakabilmektir.

Özellikle bir şeyleri düzeltmek için çırpınmayı bıraktığınızda zihniniz rahatlar. Zira zihninizdeki her ihtimali sürekli düşünmekten vazgeçersiniz. İşte tam o an araya harika bir boşluk girer. Fakat biz bu boşluğa genellikle “belirsizlik” deriz. Bu nedenle ondan çok korkarız. Oysa burası teslimiyetin başladığı yerdir. Aynı zamanda olgunlaşmanın da ilk adımıdır.

Kayıpların Arkasındaki Büyük Resim

Aslında yaşadığımız her bitiş tek bir amaca hizmet eder. Örneğin kapattığımız her kapı bizi zamanla olgunlaştırır. Bununla birlikte hayatımıza giren veya çıkan insanlar özümüzü ortaya çıkarır.

Eğer yaşananların arkasındaki ilahi akışı fark edebilirseniz bakışınız değişir. Böylece yenilgi sandığınız şeylerin birer özgürleşme olduğunu görürsünüz. Çünkü bozulup giden planlar size değerli bir mesaj verir. Nitekim hayat size “Senin için daha iyisi var, dur ve bekle” der.

Kontrolü Bırakmanın Hafifliği

Bu yüzden bugün geldiğim noktada uzun dileklerden uzak duruyorum. Ayrıca hesaplı stratejilerden veya insanları değiştirme çabasından vazgeçiyorum. Bunun yerine sadece gereken çabayı gösteriyorum. Ardından kendi sınırlarımı çiziyorum. Sonuç olarak gerisini akışa bırakmanın hafifliğini yaşıyorum.

Kısacası hayat kontrol etmeyi bıraktığınız an rahatça akmaya başlar. Çünkü “Beni olmam gereken yere ulaştır” dediğinizde önünüzdeki yol açılır. Elbette hayat yolu uzundur ve öğrenecek dersler çoktur. Ancak sağlam bir zemine bastığınızda fırtınalar sizi asla yıkamaz. Üstelik fırtınalar sadece üzerinizdeki tozu toprağı söküp atar. Sonunda ise özünüz sapasağlam yerinde kalır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top