“Ben Asla Yapmam” Dediğin Her Şey
Özgür Deniz
Merhaba sevgili yolcu. Bugün gölgenin en yüksek ve en sarp duvarına tırmanıyoruz. Çünkü bu duvara “Ahlaki Üstünlük Duvarı” diyoruz.

Gün içinde başkalarının davranışlarına sıkça bakarsın. Ardından kaşlarını kaldırarak “Ben asla böyle bir şey yapmam!” dersin. Örneğin birinin sadakatsizliği veya yalanı seni rahatsız eder. Bazen de birinin bencilliği seni öfkelendirir. Bu cümleyi kurduğunda kendini hayali bir kürsüye çıkarırsın. Sonra eline bir yargıç tokmağı alırsın. Böylece karşındakini anında mahkum edersin. Üstelik bunu yaptığında kendini çok “iyi”, “temiz” ve “doğru” hissedersin.
Ancak Ayna Taşıyıcısı olarak sana çok sarsıcı bir gerçeği fısıldıyorum. Aslında “Asla yapmam” dediğin her şeyi yapma potansiyeli taşırsın. Fakat kendini bunları yapmamaya çok zorlarsın. Bu yüzden onların varlığına bile katlanamazsın.
Kutsallık Maskesinin Bedeli
“Ben asla yapmam” cümlesi bilinçaltında çok net bir anlama gelir. Özellikle “Ben bunu kendime çok sert yasakladım” demektir. Dolayısıyla başkasının bunu özgürce yaptığını görmek seni çileden çıkarır.
- Örneğin sadakati bir kutsallık haline getirenleri ele alalım. Aslında onlar gölgelerinde özgürleşme arzusunu en derine gömerler. Böylece kural dışına çıkma isteklerini tamamen bastırırlar.
- Benzer şekilde aşırı dürüstlük abidesi olanları düşünelim. Belki de gölgelerinde devasa manipülasyon yetenekleri saklarlar. Çünkü kabul edilmeme korkusu onları sürekli bastırır.
Sen bir şeye “asla” dediğinde o parçanı kesersin. Ardından onu gölgenin karanlık sularına atarsın. Ancak o parça orada asla ölmez. Sadece senin kontrolünden tamamen çıkar. Gölgeyi reddettiğin sürece büyük bir öfke duyarsın. Özellikle “asla yapmam” dediğin şeyi yapan insanlara kızarsın. Aslında bu öfke kendi içindeki o parçaya duyduğun büyük bir korkudur.
Kapasite ve Tercih Arasındaki Fark
Oysa gerçek erdem kötülüğü yapamayacak kadar aciz olmak değildir. Aksine her şeyi yapabilme kapasitesine sahip olmaktır. Buna rağmen kötülüğü bilinçli bir şekilde yapmamayı tercih edersin. İçindeki hırsızı, yalancıyı veya zalimi hemen tanıman gerekir. Aksi takdirde onlar senin en zayıf anında dizginleri ele geçirir.
Fakat onlarla cesurca tanışabilirsin. Örneğin “Evet, ben de bencil olabilirim” diyebilirsin. İşte o zaman bu karanlık potansiyel seni gizlice yönetemez. Çünkü onu ışığa çıkardığında artık senin bilinçli bir tercihin haline gelir. Sonuç olarak iyilik karanlığı görmemiş olmak değildir. Gerçek iyilik karanlığı açıkça görüp ışığı seçmektir.
Haftalık Ayna Pratiği: “Asla” Listesi
Bu yüzden bu hafta o yüksek kürsüden aşağı in. Ardından kendi insanlığınla kucaklaşmak için şu egzersizi yap:
- Cümleyi Yakala: Bu hafta birini eleştirirken ağzından çıkan cümleyi hemen yakala. Özellikle “Ben asla…” dediğin anı fark et.
- Kapasiteni Sorgula: Dur ve kendine zor sorular sor. Örneğin “Hangi şartlar altında ben de bu davranışı sergilerdim?” de. Ayrıca “Hangi çaresizlik beni yalan söylemeye iterdi?” diye düşün.
- Hükmü İptal Et: Karşındakini yargılamayı anında bırak. Çünkü bunu yaptığında kendi içindeki o karanlık odayı serbest bırakırsın. Sonunda onu sadece sıradan bir “insan” olarak görürsün.
- Kendi Gölgenle El Sıkış: Şunu yüksek sesle ve cesurca söyle: “Ben de herkes kadar karanlık bir potansiyele sahibim. Bunu tamamen kabul ediyorum. Fakat her gün ışığı seçmeyi tercih ediyorum.”
Aynadaki görüntün pürüzsüz olmayabilir sevgili yolcu. Fakat emin ol bu haliyle çok daha gerçektir. Bu nedenle aynayı daima kendine tutmaya devam et.


