Derya TÜRKÖZ
Bir ülkenin tarihi sadece savaşlarla, anlaşmalarla ya da devlet adamlarıyla yazılmaz. Tarihi şekillendiren görünür kahramanların yanında, çoğu zaman adı anılmayan, sessiz ama güçlü bir emek vardır. Türkiye’nin tarihinde de böyle bir güç bulunur: kadınlar.
Astrolojik sembolizm bazen toplumların derin hikâyelerini anlamamız için ilginç bir pencere açar. Türkiye Cumhuriyeti’nin astrolojik haritası, Cumhuriyet’in ilan edildiği an olan 29 Ekim 1923, saat 20:30, Ankara zamanına göre çıkarılır. Bu haritada yükselen burç Yengeçtir. Yengeç; koruyan, sahip çıkan, aile ve köklerle güçlü bağ kuran bir enerjiyi temsil eder. Anadolu insanının duygusal bağlara, aileye ve dayanışmaya verdiği önem bu sembolizmle oldukça uyumludur.
Bu haritada dikkat çeken bir başka yerleşim ise yükselen burcun yöneticisi olan Ay’ın İkizler burcunda ve 12. evde yer almasıdır. Astrolojide Ay; halkı, anneleri ve kadın enerjisini temsil eder. 12. ev ise çoğu zaman görünmeyen, perde arkasında kalan, dışarıdan kolay fark edilmeyen ama güçlü bir potansiyel taşıyan alanı anlatır.
Bu sembolizm, Türkiye’nin tarihine baktığımızda oldukça anlamlı bir tablo ortaya koyar. Çünkü bu topraklarda kadınların etkisi çoğu zaman sahnenin önünde değil, sahnenin arkasında görülür. Ancak bu görünmezlik onların etkisini azaltmaz; aksine çoğu zaman tarihin yönünü değiştiren güç orada saklıdır.
Kurtuluş Savaşı yıllarını düşünelim. Cephede savaşan askerlerin yanında, cephane taşıyan, yaralıları tedavi eden, ordunun lojistiğini sağlayan sayısız kadın vardı. Nene Hatun, Şerife Bacı, Kara Fatma gibi isimler bu kahramanlığın sembolleri haline gelmiştir. Ancak tarih kitaplarında adı hiç geçmeyen binlerce kadın da aynı mücadeleyi vermiştir.
Savaş meydanlarının dışında da kadınların etkisi büyüktür. Bir toplumun geleceğini yetiştiren anneler, öğretmenler ve eğitimciler çoğu zaman tarihin sessiz mimarlarıdır. Bir neslin düşünce biçimini şekillendiren, değerlerini aktaran ve onu hayata hazırlayan bu görünmeyen emek, toplumların kaderinde belirleyici rol oynar.
Aynı durum siyasal ve toplumsal hayat için de geçerlidir. Tarihte pek çok liderin arkasında, fikirleriyle, duruşuyla ya da desteğiyle etkili olan güçlü kadınlar bulunur. Bu etki bazen doğrudan görünmez, fakat alınan kararların ve yapılan değişimlerin arka planında hissedilir.
Astrolojide 12. ev çoğu zaman “gizli potansiyel” olarak tanımlanır. Yani içinde büyük bir güç barındıran ama her zaman açıkça görünmeyen bir alan. Türkiye haritasında Ay’ın burada yer alması, kadınların toplumdaki rolünü sembolik olarak anlatır gibidir: görünmeyen ama derinden etkileyen bir güç.
Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle, tarihte adı yazılmış ya da yazılmamış tüm kadınları hatırlamak önemlidir. Çünkü bir ülkenin kaderi sadece görünen liderlerle değil, görünmeyen emeklerle de şekillenir.
Belki bazı kadınların adı tarihe yazılmadı.
Ama tarihin yönünü değiştiren güç çoğu zaman onlardı.
Türkiye’nin gizli kahramanları… kadınlardır.
Yayınlanan bilgiler bireysel değerlendirme olmaksızın hazırlanmıştır. İçeriklerin uygulanması tamamen okuyucunun kendi sorumluluğundadır. Mithras Akademi ve Bilinçaltı Postası, içeriklerin kullanımından doğabilecek doğrudan veya dolaylı sonuçlardan sorumlu tutulamaz.



