Kendinize En Son Ne Zaman İyi Davrandınız?

Aysel Unat, Yaşam Koçu

En sevdiğiniz dostunuz bir hata yaptığında ona ne dersiniz? Muhtemelen “Canın sağ olsun, herkes hata yapar, hallederiz” diyerek ona sarılırsınız. Peki, aynı hatayı siz yaptığınızda kendinize ne diyorsunuz? “Nasıl bu kadar aptal olabildim?”, “Zaten hiçbir şeyi beceremiyorum”, “Her şeyi mahvettin…”

Başkalarına karşı bir şefkat abidesiyken, neden kendimize karşı bu kadar acımasız birer cellada dönüşüyoruz?

İçsel Eleştirmen: Zihnimizdeki Hiç Susmayan Ses

Küçük yaşlardan itibaren “başarılı”, “mükemmel” ve “sorunsuz” olmaya programlandık. Bu süreçte zihnimiz, bizi korumak adına bir “içsel eleştirmen” geliştirdi. Bu sesin amacı aslında bizi hatalardan korumaktır; ancak zamanla bu ses öyle güçlenir ki, bizi kamçılamak yerine felç etmeye başlar. Kendimize yönelttiğimiz bu sert eleştiriler, beynimizde “tehdit” algısı yaratarak kortizol seviyemizi yükseltir. Yani kendimize kızdığımızda, biyolojik olarak kendi kendimize saldırıyoruz demektir.

Öz-Şefkat Bir Zayıflık Değildir

Birçok insan öz-şefkati “kendine acımak” veya “tembellik” ile karıştırıyor. Oysa öz-şefkat, hatalarını görmezden gelmek değil; o hatanın yarattığı acı içinde kendine destek olabilmektir. Araştırmalar, öz-şefkati yüksek olan insanların, kendilerini sertçe eleştirenlere göre çok daha dayanıklı olduğunu ve başarısızlıktan sonra daha hızlı ayağa kalktığını gösteriyor. Çünkü öz-şefkat, gelişmek için gereken güvenli alanı sağlar.

Öz-şefkat kendinizi şımartmak değil, kendinizle kurduğunuz ‘ateşkes’ anlaşmasıdır. Kendi acınıza bir yabancı gibi değil, bir dost gibi bakabilmektir.

Kendinize Bir Müttefik Olmak İçin 3 Adım

Psikolog Kristin Neff’in formülüyle öz-şefkati bir yaşam pratiğine dönüştürebilirsiniz:

  1. Öz-Nezaket: Hata yaptığınızda kendinizi kırbaçlamak yerine, nazik bir dil kullanın. İç sesiniz bağırmaya başladığında ona “Şu an zorlanıyorum ve bu çok normal” demeyi deneyin.
  2. Ortak İnsanlık Paydası: Yaşadığınız acının veya hatanın sadece size has olmadığını hatırlayın. Dünyadaki milyonlarca insan şu an sizinle benzer bir yetersizlik hissi yaşıyor. Yalnız değilsiniz.
  3. Bilinçli Farkındalık (Mindfulness): Duygularınızı ne bastırın ne de onlarla özdeşleşin. “Ben bir başarısızım” demek yerine, “Şu an başarısızlık hissi içimden geçiyor” diyerek duyguyla aranıza mesafe koyun.

Dünya zaten yeterince sert. Bir de siz kendinize yüklenerek bu savaşı daha zor hale getirmeyin. İçinizdeki o küçük çocuğun eleştiriye değil, anlaşılmaya ihtiyacı var.

Sonuç: En Uzun İlişkiniz Kendinizle

Doğduğunuz andan son nefesinize kadar yanınızda olacak tek bir kişi var: Kendiniz. Diğer tüm insanlar gelip geçicidir. Peki, ömür boyu aynı odada kalacağınız bu kişiyle neden düşman olasınız? Kendinize iyi davranmak bir lüks değil, hayatta kalma stratejisidir. Bugün, o içsel kırbacı elinizden bırakın ve kendinize bir dost eli uzatın.

Kendinize iyi davranmak

“En İyi Dost” Testi: Bir dahaki sefere kendinizi acımasızca eleştirirken durun. Şu soruyu sorun: “Şu an kendime söylediğim bu cümleleri, çok sevdiğim bir dostuma söyler miydim?” Cevabınız hayır ise, neden kendinize söylüyorsunuz? Hemen kelimelerinizi değiştirin ve bir dostun teselli edici ses tonuna bürünün. Göreceksiniz ki, şefkat eleştiriden çok daha büyük bir motivasyon kaynağıdır.

Bu platformda yer alan tüm yazılar, analizler ve uygulama örnekleri yalnızca genel bilgilendirme ve düşünsel inceleme amacı taşır. İçerikler tıbbi, psikolojik, psikiyatrik veya terapötik teşhis ve tedavi yerine geçmez. Mithras Akademi Bilinçaltı Postası, içeriklerin kullanımından doğabilecek doğrudan veya dolaylı sonuçlardan sorumlu tutulamaz.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top