Haftanın Nörobilim Notu

Beyin ve Stres

Nujin DEDE, Biyofizikçi

Bizi doğada hayatta tutacak pek çok adaptasyonlarımız bulunur. Bu
adaptasyonlar evrimsel sürecimizin bir sonucu olarak ortaya çıktılar; böyle
özelliklerimiz hem çevresel faktörlerin hem de genetik materyalimizdeki
mutasyonların kombinasyonudur. Sinir sisteminin evrimi ve evrimsel ağaçtaki
gelişimi, çevresel uyaranları algılama da hayvanlar aleminin en büyük
adaptasyonlarından biri oldu. Özellikle çevresel ve içsel yaşama tehditkâr
uyaranları algılayıp tepki vermedeki başarı sinir sisteminin en büyük avantajıdır.
İşte çevresel ve içsel tehditlerin tümü birer stres kaynağı olarak algılanır ve
uygun tepkiler ortaya konur. En bilindik davranış belki de “savaş ya da kaç”
tepkisidir.


Bizler modern dünyada, şehirlerimizde doğadan uzak teknoloji ile çevrili iken
yaşamı tehdit eden uyaranlar maruz kalmadığımızı ve güvende olduğumuzu
sanırız. Hayatta kalmak için doğal unsurlar ile mücadele etmeyişimiz hayatta
kalmak için mücadele etmemize gerek olmadığı düşüncesini doğurabilir. Yalnız
bu sinir sisteminin anladığı dilde vereceği tepkiler açısından pek de doğru
olmayabilir. Diğer hayvanlar ile mücadele etmiyor ve yemek ve üremek için
savaşmıyor olabiliriz ama beynimizin, özellikle bizi hayatta tutmakta ustalaşmış
bölgelerinin, tepki vereceği yeni stres kaynaklarımız var. Beynimizin için bu
stres kaynaklarının belki de size saldırmak üzere olan bir aslandan çok da bir
farkı yoktur.

Modern veya değil, bu hayatta yaşamaya devam etmek hatta hayatta kalmak için
gerekli gördüğümüz birçok unsur eksik olduğunda, erişilemediğinde veya
istenmeyen bir unsurun varlığı tepki verilmesi gereken bir stres kaynağı olarak
algılanır. Örneğin iyi bir yaşam için girmek “zorunda” olduğumuz okullar, işler,
kazanmak zorunda olduğumuz para. Düşününce aklınıza gelecek olan birçok
modern hayat getirisi, küçük veya büyük fark etmeksizin “yaşamak için gerekli”
olarak nitelendirdiğimiz birçok şey. Hepsi bizlerin, doğada “yaşamak için
gerekli” olan şeylere verdiğimiz tepkiyi doğurur, bu unsurlar doğal olmasa bile
bu anlamı ona insanlık veya bireysel olarak biz yüklemişizdir.
Doğal ortamında canlılar için stres kaynaklarına olan maruziyetin genellikle baş
edilebilir süreleri vardır. Mesela bir antilop aslandan sonsuza kadar kaçmaz, bir
süre kaçar veya savaşır, eğer hayatta kalabilirse tehditkâr aslan unsurundan
uzaklaşır ve stres kaynağı artık olmadığından stres tepkileri de vermeyi bırakır.

Stres açısından mühim olan da budur. Stres ve stres kaynaklarını ortadan
kaldırmak mümkün ve gerçekçi değildir, fakat stres kaynağının farkındalığı ile
ona maruz kalma süresini belirlemek elimizdedir. Modern hayatlarımızdaki stres
faktörlerinin en büyük etkisi bundan kaynaklanır, gereğinden uzun süre
hayatımızda kalır ve sönümlenmez.
Stresin etkilediği faktör bizim güvende hissetmemize yönelik olarak hayatta
kalma mekanizmamız olduğundan, stres yönetimi ve farkındalığı, stres
kaynağının varlığına rağmen rahat ve güvende hissettirebilir. Çünkü insanlık
olarak en büyük avantajımız farkındalığa ve bilince sahip oluşumuzdur; bundan
sorumlu beyin bölgelerimiz daha ilkel diyebileceğimiz beyin bölgelerimiz
üzerindeki kontrolünü farkındalık ve bilinç ile sağlar.
Herhangi bir stres kaynağının ve stresin üzerimizdeki etkisini azaltmaya yönelik
yapılabilecek birkaç şey:

1- Streste olduğunuzun bilincinde olun.
2- Öncelikle stres kaynağını belirlemek gerekir; sorunun ne olduğunu
anlamak sorunun kendisinden belki de daha önemlidir. Belki dert
edindiğiniz şey sizin elinizde olan bir olgu değildir?
3- Bunun sizin için neden önemli olduğunu anlamaya çalışın. Sonuçta bu her
ne ise istediğiniz hayatı yaşamak için elzem bir unsur olarak kabul etmiş
ve belki de gereğinden fazla anlam yüklemişsinizdir ya da asıl ulaşmak
istediğiniz şey değil ona ulaşmak için geçilmesi gereken bir engeldir.
4- Stres kaynağının var olduğu ve olmadığı hayat alternatiflerini
karşılaştırın; bunu yazarak yapabilirsiniz. Varlığının ve yokluğunun neler
yarattığını ya da nelerden mahrum bıraktığını görmek de kontrol hissi
sağlayacaktır. Belki de istediğiniz şeye ulaşmak için yeni alternatifler
görebileceksiniz.
5- Stres kaynağını analiz edin, varlığını sorgulayıp onu birçok açıdan
inceleyin, merak edin, onunla “oynayın”, deneyler yapın. Bunu yapmak
onun sizin üzerinizdeki etkisini azaltacaktır.
6- Stres kaynağını ve önemini küçültmeye ya da onunla yüzleşerek onu alt
ettiğinize yönelik zihinsel görüntüler yaratın. Korku ile hayal gücünüzde
yüzleşmek de işe yarar; kaybettiğinizde neler olacağını sonuçları ile
canlandırın. Bu da size kontrol hissi ve özgüven verecektir, korkulan
sonuç ile zihninizde olsa bile bir kere yüzleşmek de etkisini azaltacaktır.
7- Hayatta olduğunuzu ve her şeye rağmen nefes alabildiğinizi fark edin. En
önemlisi de budur.

Yayınlanan bilgiler bireysel değerlendirme olmaksızın hazırlanmıştır. İçeriklerin uygulanması tamamen okuyucunun kendi sorumluluğundadır. Mithras Akademi ve Bilinçaltı Postası, içeriklerin kullanımından doğabilecek doğrudan veya dolaylı sonuçlardan sorumlu tutulamaz.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top