Gayane Gönül Tunç, Psikoterapist
Yıllarca travmayı zihnin meselesi saydık. Konuştuk, analiz ettik, anlamlandırmaya çalıştık. Oysa son on yılların nörobilim araştırmaları bize şunu söylüyor: Travma, yaşanan olayın anısından çok, o anda bedenin aldığı ama tamamlayamadığı tepkinin donup kalmasıdır.

Amerikalı fizyolog Peter Levine, hayvanlardaki gözlemlerinden yola çıkarak bu gerçeği keşfetti. Bir geyik, yırtıcıdan kaçarken yakalanır. Ölü taklidi yapar — bedensel bir donma halidir bu. Tehlike geçince ise geyik tüm vücuduyla titrer, silkinir ve saatlerce önce yarıda kalmış kaçış hareketini tamamlar. Sonra olmuş bitmiş gibi otlamaya devam eder.
İnsanlar bu titreşimi sıklıkla bastırır. “Kendine topla” deriz kendimize. “Zayıf görünme.” Ve bedenin tamamlamak istediği o savunma tepkisi içeride askıda kalır. İşte Somatic Experiencing, tam da bu askıda kalan enerjiyi serbest bırakmaya çalışır.
Terapi Seansında Ne Olur?
Somatic Experiencing seansları, geçmişi yeniden yaşatmak yerine şimdiki anın beden duyumlarına odaklanır. Terapist sizi bir olayı ayrıntılı anlatmaya zorlamaz. Aksine sorar: “Şu an bedeninizde ne hissediyorsunuz?”
Göğüste bir sıkışma. Boğazda bir düğüm. Bacaklarda uyuşma ya da tersine — aniden beliren bir ısı, hafif bir titreme. Bu duyumlar; sinir sisteminin hâlâ işlenmemiş bir yükü taşıdığının izleridir.
Seans boyunca bu duyumlarla yavaş yavaş temas kurulur. Sinir sistemi, bunalmadan küçük dalgalar halinde aktivasyona girer ve serbest bırakma döngüleri yaşar. Buna titrasyon denir — tıpkı bir kimyacının solüsyona damlalar halinde reaktif eklemesi gibi.
Zaman içinde sinir sistemi yeniden düzenlenir. Tetikleyiciler aynı şiddette etkisini yitirmeye başlar. Beden, tehlikenin geçtiğini öğrenir.
Son Söz: Beden Yalan Söylemez
Beden, zihnin sansürleyemediklerini tutar. Somatic Experiencing bize şunu hatırlatır: İyileşmek için her şeyi sözcüklere dökmek zorunda değilsiniz. Bazen bedeninizin o yarım kalmış cümleyi tamamlamasına alan açmak yeterlidir.
Ve beden, zamanı gelince — titrer, serbest kalır, devam eder.
Bu platformda yer alan tüm yazılar, analizler ve uygulama örnekleri yalnızca genel bilgilendirme ve düşünsel inceleme amacı taşır. İçerikler tıbbi, psikolojik, psikiyatrik veya terapötik teşhis ve tedavi yerine geçmez. Mithras Akademi Bilinçaltı Postası, içeriklerin kullanımından doğabilecek doğrudan veya dolaylı sonuçlardan sorumlu tutulamaz.


